Görmeden Gitmeyin

Görmeden Gitmeyin

Kaleiçi

Tarih bir “Kaleiçi”ne sığmış gibi! Helenistik dönem, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu’nun ortak eseri; Kaleiçi.
Büyük kısmı yok olsa da toplamda 80 burçlu surları ve kendine özgü kiremit çatılı evleriyle Kaleiçi, 1972 yılında Antalya iç limanı ile birlikte “SİT Bölgesi” olarak koruma altına alınmıştır.

Aynı zamanda, “Antalya- Kaleiçi Kompleksi” restorasyon çalışmasından dolayı Turizm Bakanlığı’na, 28 Nisan 1984’de FİJET (Uluslararası Turizm Yazarları Birliği) tarafından Altın Elma Turizm Oskarı ödülü verilmiştir.

Yivli Minare

Antalya’nın ilk Türk yapısıdır. Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat’ın yönetimi zamanında (1219-1236) inşa edilmiştir.

Ulu Cami

Kesik Minare adıyla da bilinir. Aslında bir Bazilika olarak V. yüzyılda inşa edilmiştir. İlk eserden çok az bölüm ayakta kalmış, Bizans döneminde değişikliklere uğramıştır. Eser, Osmanlılar zamanında tamir görmüş, bir kısmı Mevlevihane olarak kullanılmış, sonra cami olarak hizmete açılmıştır.

Karatay Medresesi

Merkezdeki önemli Türk-İslâm yapılarından olup 13. yüzyıl ortalarında inşa edilmiştir.

Evdir Han

Zamanının en modern “otellerinden” birisidir. Antalya’dan kuzeye giden yol üstündedir. Bugünkü Antalya-Korkuteli kara yolunun 1 km. doğusunda ve il merkezine 18 km. uzaklıktadır. En fazla dikkati çeken kısmı sivri kemerli portalıdır. 13. yüzyılın başlarında yapılmış bir Selçuklu eseridir.

Kırkgöz Han

Antalya – Afyon eski yolundaki bir diğer konaklama yeri Kırkgöz Han’dır. Pınarbaşı mevkiindedir. Ziyaretçiler için çok değerli olabilecek bu Han, son derece iyi korunmuştur.

Düden Şelâleleri

20 metre yükseklikten dökülen, Anadolu coğrafyasının bu mucizesiyle mutlaka tanışmalısınız. Düden Şelalelerinin ana kaynağı Kırkgöz mevkisidir. Aşağı Düden Şelâlesi ise Lâra Plajı yolundadır. Bu şelaleler, Antalya’nın simgeleşmiş doğal güzellikleri arasındadır.

Kurşunlu Şelâlesi

Bu doğa harikası da en çok ziyaret edilen yerlerden biridir. Yemyeşil derin bir vadinin içinde yer alan, tüm çevresi yarım saatlik bir yürüyüşle gezilebilecek bu şelalemiz, adeta bir masal kitabından çıkmış gibidir. Yer yer gölcüklerin oluştuğu sularda çok sayıda balık yaşamaktadır. Aynı zamanda zengin faunası ile dikkat çeker.

Perge

Antalya’nın 18 km doğusunda, Kilikya – Pisidia ticaret yolunun üstünde yer aldığı için önemli bir Pamphylia şehridir. Perge, özellikle Hıristiyanlar için son derece önemli bir şehirdir. Aziz Paulos ve Barnabas, Perge’ye gelmiştir. Magna Plancia gibi kimi zenginler buraya önemli anıtlar kazandırmışlardır. Perge’de; tiyatro, stadyum, sütunlu cadde ve agoradan oluşan şehir kalıntıları gibi ileri düzey medeniyetlerin kalıntıları bulunmuştur.

Karain Mağarası

Antalya’nın kuzeybatısında, Yağcılar sınırları içindeki Karain Mağarasında bulunan kalıntılar Paleolitik, Mezolitik, Neolitik ve bronz çağlarına aittir.

Ariassos

Ariassos kenti; bir dağın yamacında kurulmuş olup, hamamları, kaya mezarları açısından görülmeye değerdir. Kentin girişinde, şehrin en heybetli kalıntısı olan giriş kapısı yükselir. Roma devrinden kalma bu anıt, 3 kemerli ve dolayısıyla 3 girişli olduğu için, “Üç Kapı” olarak da anılır. Kentin büyüleyici bir diğer özelliği, dörtte üçünün olağanüstü gösterişli anıtsal mezarlar olan nekropolis kalıntısı olmasıdır.